Özel eğitimin yasası olan 573 sayılı KHK’de “Kaynaştırma”, özel eğitim gerektiren bireylerin diğer bireylerle karşılıklı etkileşim içinde bulunmalarını sağlamak ve eğitim amaçlarını en üst düzeyde gerçekleştirmek için geliştirilmiş eğitim ortamları olarak tanımlanır. Buna göre temel amaç bir sonraki öğrenime hazırlamaktır. Yine özel eğitimin ilkelerinde özel eğitime erken başlamanın esas olduğu vurgulanır. Özel eğitimi erken başlamanın Anlamı öğrencinin özel gereksinim tanısını alır almaz başlama anlamına gelir. Bu durum doğumdan hemen sonra ortaya çıkabileceği gibi Çocuk ilkokula başladığında da ortaya çıkabilir. Dolayısıyla özel eğitim sürecini 0-3 yaş arasında aile eğitimi olarak düşünmek üç yaşından sonra ise Formal Eğitim kapsamında düşünmek gerekir.
Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği 11 maddesi eğitim tür ve kademelerindeki özel eğitim hizmetlerini tanımlar. Buna göre 0-36 aylık özel eğitim ihtiyacı olan çocuklar için erken çocukluk dönemi hizmetleri ailenin bilgilendirilmesi ve desteklenmesi şeklinde yürütülür. Özel Eğitimde zorunlu eğitim çağı 36 ayını tamamlayan özel eğitim ihtiyacı olan çocuklar için başlar. Buna göre okul öncesi eğitim zorunludur.
Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği üçüncü bölümünde erken çocukluk dönemi eğitimi ile ilgili maddeler bulunmaktadır. Madde 12’ye göre 0-36 Aylık özel eğitim ihtiyacı olan çocuklar için erken çocukluk dönemi eğitim hizmetleri il veya ilçe Özel Eğitim Hizmetleri kurul kararı ile özel eğitim okulları okul öncesi eğitim kurumları bünyesinde anasınıfı bulunan eğitim kurumları ile çocuk ve ailenin ihtiyaçları doğrultusunda evlerde de yürütülür.
Erken çocukluk döneminde aile, çocuğun gelişimi ve eğitimiyle ilgili bir kurumdan hizmet alıyorsa, ki bu konuda çalışan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri bulunmaktadır. Bu merkezlerde ya da ailenin eğitim aldığı diğer kurumlar aileyi zaman geçirmeden Rehberlik Araştırma Merkezine yönlendirmelidir.
Okul öncesi eğitime başlama yaşı gelmiş özel eğitim gerektiren çocuğun ailesi rehberlik araştırma merkezine gelerek çocuğunun değerlendirilmesi ve yerleştirme kararının alınması için başvuru yapabilir. Ancak çoğunlukla aileler süreçten haberdar olmadıklarından ya da çocuklarının tanı almasını onların üzerinden hiç silinmeyecek bir etiket gibi düşünmelerinden bu süreci geciktirebilmektedir. Aynı zamanda çocuğuna tanı konduğunda tanının onun ileriki yaşamında etkili olacağı düşüncesinden erken dönemde özel eğitime başlayamamaktadır.
DİKKAT unutulmamalıdır ki 36 ayını dolduran özel gereksinimli çocuklar için okul öncesi eğitim zorunludur.
Ancak Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 34. Maddesi okullara kayıt kabul ve nakil işlemleriyle ilgilidir. Buna göre;
Kayıt kabul ve nakil işlemleri
MADDE 34 –
Okul öncesi eğitim kurumları, ilkokullar ile özel eğitim programı uygulayan ortaöğretim kademesindeki okullara özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin kaydı yıllık çalışma takviminde belirlenen süreye bakılmaksızın yapılır.
(2) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin okul öncesi eğitim kurumları ve ilkokullara kayıtlarında il veya ilçe özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından yerleştirme kararı alınmış olması şartı aranmaz. Ancak bu bireyler için yerleştirme kararı alınması konusunda okul yönetimi gerekli işlemleri başlatır. Öğrencinin kayıtlı olduğu okul, yerleştirme kararına uygun ise öğrenci bulunduğu okulda öğrenimine devam eder. Farklı bir yerleştirme kararı olması hâlinde öğrencinin yerleştirme kararına uygun okula nakli ya da geçişi konusunda gerekli işlemler yapılır.
(3) Mecburi ilköğretim çağında olup ulusal adres veri tabanındaki bilgiler esas alınarak e-Okul Sistemi üzerinden okullara kaydı yapılmış olan özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin il veya ilçe özel eğitim hizmetleri kurulu kararı doğrultusunda diğer okullara nakil yoluyla geçişleri sağlanır.
(4) Kayıtların yapıldığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 36 ayını tamamlayan ve 66 ayını doldurmayan çocukların kaydı özel eğitim anaokuluna ya da özel eğitim anasınıflarına yapılır.
DİKKAT – Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin okul ve kurumlara kayıtlarında özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından yerleştirme kararı alınmış olması şartı aranmaz.
Çocuğun aile yanından okul öncesi özel eğitime başlaması onun için yeni bir ortam, yeni kişiler ve yeni kurallar anlamına gelmektedir. Aktaş, Kot ve Yıkmış’ın aktardığına göre geçiş, bebeklik ve yetişkinlik arasında var olan ve insan yaşamında önemli yeri olan ortam, bir durum veya rolden bir diğerine geçerken yaşanan süreci içermektedir. Geçiş bir okuldan başka bir okula ya da alınan bir hizmetten başka bir hizmete hareket etmesidir. Çocuğun ve ailenin tüm bu yeniliklere hazırlanabilmesi için planlama yapılması gerekir. Buna Bireyselleştirilmiş Geçiş Planı (BGP) denir. Geçiş hizmetleri: Bir grup özel gereksinimli okuldan okul sonrası etkinliklere, ortaöğretim sonrası eğitim dahil, istihdam, bağımsız yaşam ve toplum yaşamına katılımına hareketini kolaylaştırmak için düzenlenmiş etkinlikler bütünüdür (Heward, 2013).
Okullar ve hizmetlerarası geçişten daha farklı olarak bireyselleştirilmiş geçiş planları yapılır. BGP öğrencinin dört alanda (istihdam, lise sonrası eğitim, barınma ve serbest zaman ve eğlence) okul sonrası sonuçlara ve öğretim programlarına destek olarak hedeflerine ulaşmasına yardımcı olmak amacıyla 16 yaş itibariyle her bir öğrenci için hazırlanan bireyselleştirilmiş eğitim programıdır (Heward, 2013). BGB öğrencileri okul sonrası yaşama ve yetişkinliğe hazırlamayı amaçlar. BGP bir meslek okulu, mesleki eğitim kursu, yüksekokul gibi öğrencinin gereksinimlerine, tercihlerine, ilgi ve yeteneklerine uygun olarak karşılaşacağı seçeneklere hazırlık amacıyla yapılır.
EK OKUMA
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/988314
Her bir öğrenci için geçiş planları hazırlanırken bireyin eğitim, öğretim, istihdam, bağımsız yaşam becerileriyle ilgili, yaşına uygun geçiş değerlendirmeleri ölçülebilir okul sonrası hedefler şeklinde planlanmalıdır. Aynı zamanda bireyin belirlenen hedeflere ulaşma ölçütlerine de yer verilmelidir. Bir geçiş planı yapma süreci altı adımdan oluşmaktadır (Heward, 2013):
En kısa sürede size dönüş yapılacaktır